DOLAR 18,8121 0.01%
EURO 20,5495 -0.61%
ALTIN 1.183,110,21
BIST %
BITCOIN 4526044,24%
Düzce

HAFİF YAĞMUR

06:41

İMSAK'A KALAN SÜRE

AKÇAKOCA’DA 1 MAYIS AÇIKLAMASI!..
1932 okunma

AKÇAKOCA’DA 1 MAYIS AÇIKLAMASI!..

ABONE OL
01/05/2022 11:54
AKÇAKOCA’DA 1 MAYIS AÇIKLAMASI!..
2

BEĞENDİM

ABONE OL

Akçakoca’da 1 Mayıs etkinliği… KESK Akçakoca temsilciliği önnde bğr araya gelen emekçiler, Düzce’de kutlaması yapılacak olan 1 Mayıs törenine katılmadan önce Akçakoca’dan seslerini hükümete duyurmaya çalıştılar.

KESK Akçakoca temsilcisi Erol Karadaş’ın okuduğu basın metni ‘Gündüzlerinde İşsiz Kalınmayan, Gecelerinde Aç Yatılmayan’ bir ülke temennisiyle sona ererken, Karadaş ve açıklamaya katılan emekçiler, herkesi Düzce’deki törene katılmaya davet ettiler.

İşte o açıklamanın tamamı…

YOKSULLUĞA, İŞSİZLİĞE, SÖMÜRÜYE,GÜVENCESİZLİĞE, SAVAŞA KARŞI BARIŞI, UMUDU  VE MÜCADELEYİ BÜYÜTMEK İÇİN

Haydi uyan,
Aydınlığa çık da çil gözlerin ışısın
İlkyazlar sıcağı biriksin yüreğine
Yoksul olsan da uyan
Garip olsan da uyan
Madem ki güzelsin, güzeli yaşatmak için
Madem ki iyisin, iyiyi yaşatmak için
Madem ki umutlusun, umudu yaşatmak için

Hava döndü işçiden esiyor yel, 

Grevlerden, eylemlerden, direnişlerden geliyoruz

Sendikalılaşma, grev yapma, hak arama mücadelesinin önüne çıkan her türlü yasak ve engele karşı;

Sermayeye ucuz emek cenneti sunmak için ücretlerin açlık sınırına çekildiği düzene karşı,

Haklarımız her gün daralırken insanımızı askıda ekmeğe, yardımlarla geçinmeye muhtaç edenlere karşı;

İnsanca yaşama ve çalışma koşulları için; Parasız sağlık, eğitim hakkı için,

Savaşsız, sömürüsüz bir dünya için; emekçilerin kardeşliği için, demokrasi ve özgürlük için bugün bir kez daha dünya da ve ülkemizde 1 Mayıs meydanlarındayız. Hepiniz hoş geldiniz.

İşçi sınıfının Uluslararası Birlik Mücadele ve Dayanışma Günü olan 1 Mayıs’ ın ilk kez kutlandığı 1890 yılından bu yana 132. Kez dünyanın dört bir yanında kitlesel eylemlerle kutlanıyor. 1 Mayıs 1890’ dan günümüze işçi sınıfının “İnsanca çalışma ve insanca yaşama koşulları istiyoruz.” Talebi aradan geçen uzun süreye rağmen geçerliliğini koruyor.

Aylardır ülkenin dört bir yanında yaşanan işçi eylemleri, kira, elektrik doğalgaz, akaryakıt, gıda ve temel tüketim ürünlerine yapılan fahiş zamlar nedeniyle hemen her yerde geçinemiyoruz eylemleri yapılıyor. İktidar eliyle yaratılan ekonomik kriz ve yoksulluk girdabında ülke nüfusunun %80’i yoksulluk ve açlık sorunuyla karşı karşıya. Fahiş zamların geri alınması, asgari ücrete ve maaşlara ek zam yapılması gibi acil talepler iktidar ortakları tarafından ısrarla görmezden gelinirken; yandaş holdinglere müşteri ve ödeme garantili otoyol, köprü, yolcu inmeyen havaalanları ihaleleriyle kaynaklar aktarılıyor. Hazine kurutuluyor.

Şiddete, zamlara, taşeronlaştırmaya, uzun çalışma saatlerine, sağlıkta özelleştirmeye, meslek hastalıklarına, esnek-güvencesiz çalışmaya, uzayan mesailere-angarya çalışmaya, gece mesailerinin gündüz ücretinden hesaplanmasına, baskı ve mobbingle mücadele eden; geleceğimiz ve çocuklarımız için, sağlık hakkı ve insanca çalışma koşulları, insanca bir yaşama yetecek ücret için alanlara çıkan sağlık emekçilerimizin sorunlarına bir türlü çözüm üretilmedi, üretilmiyor.

Kadına yönelik şiddet ve aile içi şiddeti önleme ve bununla mücadele etmek amacıyla Avrupa Birliği ve aralarında ülkemizin de bulunduğu 45 ülke tarafından imzalanan İstanbul Sözleşmesinden kadınların ve TBMM’nin iradesi dışında bir kararname ile çıkıldığı günden bu güne kadına yönelik şiddet ve ölüm vakalarında büyük artışlar olmuştur. İstanbul sözleşmesinin feshi kararından bir an önce geri dönülerek kadınların eşit, özgür ve güven içinde yaşama, çalışma ve toplumsal hayatta hak ettikleri yeri almaları sağlanmalıdır.

On yıllarca bu ülkeye hizmet ederek her alanda emekleriyle, alın teri dökerek değerler üreten emeklilerimiz, insan onuruna yaraşır bir refah seviyesine çıkarılmamıştır. Emeklilerimiz de emeğiyle alın teriyle çalışan tüm kesimler gibi bu 1 Mayısı da, yarın başlayacak olan Ramazan Bayramını da torunlarına ve evlatlarına karşı buruk ve hüzünlü karşılıyorlar.

Tarımda da durum çalışan kesimlerden farklı değil. Maliyet artışları sürüyor. TÜİK verilerine göre son bir yılda gübre fiyatlarına %153, mazota ise %235 oranında zam yapıldı. Toplamda tarımsal girdi maliyetleri ocak ayında bir önceki yıla göre %57 arttı. Bu şartlarda ürününü mal ettiği fiyata satamayan üreticiler tarlalarını işleyemez hale gelerek toprağını, köyünü terk ederek büyük kentlerin varoşlarına ucuz iş gücü olarak göç etmek zorunda bırakılmaktadır. Elektrik faturasını dahi ödemekte zorlanan küçük orta ölçekli esnafın durumu da çiftçilerden ve diğer kesimlerden farklı değildir.

Ekonomik krizin en ağır şekilde yükünü çeken kesimlerden biri olan gençlerimiz ise işsizlik ve geleceksizlik kıskacında hayatta kalmaya çalışıyor. Çocuklukları ve gençlikleri pahasına okumaları, iş bulmalarına ve güvenli bir gelecek kurmalarına yetmiyor. Her 3 gencimizden biri işsiz. İş bulabilen gençler ise ağır fiziki koşullarda güvencesiz ve ucuz iş gücü olarak kullanılıyor. Hem okuyup hem de çalışanlar asgari ücretin bile altında ücret alarak sigortasız, güvencesiz çalıştırılıyor. Böylece vergi borçları da silinen kapitalist şirket, holding ve bankalar karlarını beşe ona katlıyor.

Sermayeye ülkenin tüm kaynakları aktarılırken halkın parasız eğitim ve sağlık hakları çeşitli yol ve yöntemlerle ellerinden alınarak, sağlık ve eğitim kurumları ticarethaneye dönüştürülüp, eğitim ve sağlık gibi birçok kamusal hizmet paralı hale getiriliyor.

Eşitsizliğin giderek derinleştiği eğitimde parası olanın iyi koşullarda eğitim gördüğü, parası olmayanın çocuk yaşta sömürü çarklarının arasına itildiği bu düzende gençlerimiz dünyayı gezip görmek, farklı kültürleri tanımak gibi olanaklara ulaşamıyor.

Dünya yeniden bir alt üst oluşun eşiğinde. Bir yandan emek-sermaye çelişkisi derinleşirken, diğer yandan yeryüzünün her coğrafyasına yayılan çatışmalar, bütün bunların üstüne yaşam alanlarının, kentlerimizin, doğanın, ormanlarımızın, yeşilimizin, suyumuzun, soluduğumuz havanın kâr ve para hırsı yüzünden talan edilmesi, dünya halklarının bugününü ve geleceğini her zamankinden çok daha fazla tehdit ediyor. Tarih boyunca insanlık, belki de ender olarak bugünkü kadar barışa, özgürlüğe, eşitliğe, adalete, demokrasiye ve doğaya özlem duyar hale gelmişti.

 ‘ARTIK YETER’ diyoruz.

  Emeğin sömürülmediği,

  • Herkesin güvenceli ve insanca çalıştığı bir işinin olduğu,
  • Ekonomik krizlerin, salgınların faturasının emekçilere yıkılmadığı,
  • Kimsenin cinsiyetinden, kimliğinden, inancından dolayı ikinci sınıf yurttaş muamelesi görmediği,
  • Kadınlara yönelik şiddet, taciz ve tecavüzün son bulduğu, toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin ortadan kaldırıldığı,
  • Sendikal hak ve özgürlüklerin, hak arama yollarının önünün açıldığı, grevlerin yasaklanmadığı,
  • Düşünmenin, düşünceyi ifade etmenin, itiraz etmenin cezalandırılmadığı,
  • Emeğin, eşitliğin, özgürlüğün, demokrasinin, barışın, laikliğin hâkim olduğu
  • Gündüzlerinde İşsiz Kalınmayan, Gecelerinde Aç Yatılmayan

BİR DÜNYA VE ÜLKE İSTİYORUZ!

BÖYLE BİR DÜNYA VE ÜLKE İÇİN,

UMUT SENDE! UMUT BİZDE!

UMUT BİRLİĞİMİZDE, MÜCADELEMİZDE, DAYANIŞMAMIZDA!

İNSANCA BİR YAŞAM, DEMOKRATİK BİR ÜLKE UMUDUMUZU

OMUZ OMUZA BÜYÜTMEK İÇİN

HAYDİ, 1 MAYIS’A !!!

YAŞASIN 1 MAYIS !

YAŞASIN İŞÇİ SINIFININ BİRLİĞİ!

YAŞASIN İŞ EKMEK ÖZGÜRLÜK MÜCADELEMİZ!

 

HABERİN VİDEOSU İÇİN AŞAĞIDAKİ LİNKE TIKLAYINIZ!

https://m.facebook.com/story.php?story_fbid=683282772896686&id=100003128550012&sfnsn=scwspwa

 

 

 

 

.

 

 

 

 


HIZLI YORUM YAP

SON DAKİKA HABERLERİ

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.