DOLAR 43,4357 0.04%
EURO 52,3160 0.01%
ALTIN 7.213,27-0,14
BIST 13.106,99-0,53%
BITCOIN 38795231,06%
Düzce
11°

KAPALI

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

TUNCAY TOP

TUNCAY TOP

26 Ocak 2026 Pazartesi

CHP Tabanında Abanoz’a Tepki Sesleri Yükseliyor: Artık İstifa Et!

CHP Tabanında Abanoz’a Tepki Sesleri Yükseliyor: Artık İstifa Et!
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Cumhuriyet Halk Partisi Akçakoca İlçe Örgütü’nde uzun süredir biriken rahatsızlık, artık gizlenemez bir krize dönüşmüş durumda. CHP Akçakoca İlçe Başkanı Tuğrul Abanoz’un ilçe başkanlığı sürecinde sergilediği tutum ve parti içi dengeleri zorlayan hamleleri, parti tabanında yüksek sesli istifa çağrılarına yol açtı.

ADAY OLACAKTI AMA CHP ADAY OLARAK FİKRET ALBAYRAK’I GÖSTERİNCE YERİNDE DURDU

Kulislerde ve örgüt hafızasında konuşulanlara göre Abanoz, ilçe başkanı seçildikten sonra tek merkezli, dışlayıcı ve kibirli bir yönetim anlayışı sergilemeye başladı. Öyle ki, son yerel seçimler öncesinde belediye başkan adayı olacağını yakın çevresine açıkladığı, kendisini fiilen aday gibi konumlandırdığı iddia edildi. Ancak CHP Genel Merkezi’nin tercihini Fikret Albayrak’tan yana kullanmasıyla birlikte bu söylemlerin bir anda kesildiği, ardından da belediye yönetimiyle gerilimin tırmandığı ifade ediliyor.

GERİLİMİN NEDENİ ALBAYRAK’I RAKİP GÖRMESİ Mİ?..

Parti kaynaklarına göre , Albayrak’ın belediye seçimlerini kazanmasının ardından Abanoz’un Belediye Başkanı Fikret Albayrak’ın bazı yardımcıları ve belediyedeki kimi müdürleri telefonla arayarak sert ifadeler kullandığı ve tehditkâr söylemlerde bulunduğu iddiaları, belediye yönetiminde ciddi bir rahatsızlık yarattı. Bu durumun bizzat Başkan Albayrak tarafından CHP Genel Merkezi’ne iletildiği kulislerde dile getiriliyor.

ABANOZ, SİCİLİ KABARIK ŞİDDET MEYİLLİSİ…

Rahatsızlığın yalnızca siyasi tutumlarla sınırlı kalmadığı da parti tabanında sıkça vurgulanan bir başka başlık. Abanoz’un geçmişte aile içi şiddet iddialarına konu olduğu öne sürülen bazı savcılık dosyalarının bulunduğu, ilçe başkanlığı döneminde ise Gazi eşi olan eski CHP Kadın Kolları Eski Başkanı’na parti binasında fiziksel müdahalede bulunduğu iddiasıyla disiplin sürecine konu edildiği biliniyor. Bu iddiaların, CHP’nin kadın hakları ve şiddetle mücadele konusundaki duruşuyla açık bir çelişki yarattığı değerlendirmesi yapılıyor.

BASIN MENSUPLARINA ŞİDDETLE ANILAN BAŞKAN 

Öte yandan Abanoz’un ilçe başkanlığı sırasında yerel basın mensuplarıyla yaşadığı ciddi gerilimler de kamuoyuna yansıyan başlıklar arasında. Akçakoca’da kendisini eleştiren bir yerel gazetecinin gece saatlerinde evine giderek kendisine şiddet uyguladığı yönündeki dosya yargıya taşındı.

Bir başka gazeteciyle ilgili olarak ise özel hayatın gizliliğinin ihlali kapsamında açılan dava sonucunda hapis cezası aldığı ve yaklaşık 52 gün cezaevinde kaldığı bilgisi kamuoyuna yansıdı. Bu süreçlerin, Abanoz’un kamuoyundaki algısını olumsuz etkilediği ve parti tabanında ciddi bir kırılma yarattığı ifade ediliyor.

HATALARINDAN DERS ÇIKARTMAK YERİNE İNTİKAM HIRSIYLA HAREKET…

Parti içi gerilimin bir diğer boyutu ise belediye–örgüt ilişkileri. Abanoz, CHP Parti Meclisi’ni bölmeye dönük adımlar atmek iddiasıyla bir dönem disiplin soruşturması geçirdi ve akabinde görevinden alındı. CHP ilçe başkanlığı ise Parti’nin yetkili organları tasarrufuyla başka bir yönetime devredildi. Ancak son ilçe kongresinde yalnızca bir oy farkla yeniden seçilmesi, parti tabanında “normalleşme” beklentisi yaratmak yerine, eski hesapların yeniden açıldığı bir dönemin kapısını araladı.

ALBAYRAK’A İTİBAR SALDIRISI DÜZENLEYEN HABERCİYİ FİNANSE ETME İDDİASI TABANI RAHATSIZ EDİYOR

Mazbatasını aldıktan sonra Belediye Başkanı Fikret Albayrak’ı yok sayan, belediyeyi ziyaret etmeyen bir tutum sergilediği görülen Abanoz’un, bu kez belediye yönetimini hedef alan algı çalışmalarıyla gündeme geldiği iddiaları konuşuldu.  Parti tabanında dillendirilen iddialara göre; Abanoz’un, Albayrak’ı itibarsızlaştırmayı amaçlayan içerikler üreten bir yerel medya mensubuna maddi kaynak sağladığı, bu yolla küçük düşürücü haberlerin dolaşıma sokulmasına aracılık edildiği ileri sürülüyor. Bu iddialar, CHP tabanında büyük tepki topluyor.

GENİŞLETİLMİŞ DİVAN KURULU ÇAĞRISI YETERLİ DESTEK GÖRMEDİ

Söz konusu gerilimin somut bir yansıması ise son genişletilmiş ilçe divan kurulu toplantısında görüldü. CHP Akçakoca’da geçmişte görev yapmış eski ilçe başkanlarının neredeyse tamamının toplantıya katılmaması, parti çevrelerinde sessiz ama güçlü bir protesto olarak yorumlandı. Parti kulislerinde, Abanoz’un çağrılarına artık örgüt içinden karşılık bulamadığı, toplantı ve etkinliklere katılımın belirgin biçimde düştüğü konuşuluyor.

BAYRAK MİTİNGİNİ ŞOVA ÇEVİRME ADIMI ELİNDE PATLAYAN BİR BOMBAYA DÖNÜŞTÜ.

Bardağı taşıran son gelişme ise, “bayrak mitingi” olarak duyurulan çağrı oldu. Halkın en kutsal duygularından biri olan bayrak ve milli hassasiyetler, Parti tabanına göre Abanoz tarafından kişisel bir şova dönüştürülmek istendi. Akçakoca şehir merkezinde yapılması planlanan etkinliğe, yapılan tüm çağrılara rağmen beklenen katılımın oluşmaması, hatta taşınan bayrağı taşıyacak kadar dahi insanın bulunamaması, CHP tabanında çok net bir tepki mesajı olarak okundu.
Aynı şehirde, bir gün sonra sivil vatandaşların yaptığı çağrıya Akçakoca halkının büyük bir kısmının katılması ise, parti kulislerinde şu cümleyle özetlendi: “Sorun bayrakta değil, çağrıyı yapan isimde.”

CHP TABANININ TEPKİSİ ÇOK NET: YALANDAN MAĞDURU OYNAMA. ARTIK İSTİFA ET!.

Bu tablo, CHP tabanında uzun süredir biriken rahatsızlığın artık açık bir talebe dönüşmesine yol açtı. Bugün Akçakoca CHP çevrelerinde yükselen ortak ses net: “Yapay mağduriyet söylemlerini bırak. CHP’de, örgütte ve tabanda bir karşılığın kalmadı. Artık istifa et.”

Gözler şimdi Tuğrul Abanoz’un bu çağrılara vereceği yanıta çevrilmiş durumda. CHP Akçakoca’da yaşanan bu kriz, yalnızca bir ilçe başkanlığı tartışması değil; örgüt demokrasisi, parti ahlakı ve kurumsal bütünlük açısından da kritik bir eşik olarak değerlendiriliyor.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

.

Devamını Oku

BABASININ TABANCASIYLA KENDİNİ VURDU

BABASININ TABANCASIYLA KENDİNİ VURDU
0

BEĞENDİM

ABONE OL

DÜZCE’de evde babasının tabancasıyla uğraşan E.Ç. (18), silahın ateş almasıyla başından ağır yaralandı.

Olay, gece saatlerinde merkeze bağlı Düverdüzü köyünde meydana geldi. E.Ç., ailesiyle yaşadığı evlerinde babasının tabancasıyla uğraştığı sırada, kazara tetiğe dokundu.

Tabancadan çıkan mermi, E.Ç.’nin başına isabet etti. İhbar üzerine olay yerine jandarma ve sağlık ekipleri sevk edildi. Ağır yaralanan E.Ç., sağlık ekiplerinin ilk müdahalesi sonrası Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi Eğitim Araştırma ve Uygulama Hastanesi’ne kaldırıldı. E.Ç.’nin hayati tehlikesinin bulunduğu öğrenilirken, olaya ilişkin soruşturma başlatıldı.

Kaynak: Düzce TV.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

.

Devamını Oku

HALK SOKAKTA: DERELERİMİZİ SULARIMIZI,TOPRAĞIMIZI VERMİYORUZ!..

HALK SOKAKTA: DERELERİMİZİ SULARIMIZI,TOPRAĞIMIZI VERMİYORUZ!..
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Zonguldak’ın Devrek ilçesi ve çevre köyleri, vahşi madencilik faaliyetleri ile hidroelektrik santrali (HES) projelerine karşı büyük bir direniş başlattı. Yağmurcu Köyü’nde dün düzenlenen eylemde yüzlerce köylü, Okyanus Enerji A.Ş.’nin yeni HES projesini protesto etti. Eyleme, CHP, Sol Parti, Yeniden Refah Partisi ve İyi Parti’nin yerel temsilcileri ile çeşitli çevre platformları destek verdi.

Devrek ilçesi, son yıllarda ekolojik tehditlerle mücadele ediyor. Ahmedoğlu Köyü ve çevresindeki ormanlık alanda, Mavra Madencilik Şirketi’ne Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü (MAPEG) tarafından verilen altın arama ruhsatı, bölge halkının tepkisini çekmişti. Köylüler, bu ruhsatın doğal yaşamı ve su kaynaklarını yok edeceğini savunarak daha önce de protestolar düzenlemişti.

Benzer bir mücadele, Devrek’e bağlı Çay Değirmeni Beldesi’nde yaşanmıştı. Bölge halkının itirazlarına rağmen kurulan HES, ekosisteme ve su kaynaklarına kalıcı zararlar verdi. Bu deneyim, köylüleri yeni projelere karşı daha duyarlı hale getirdi.

Son olayda ise Yağmurcu, Adatepe ve çevredeki dört köyü etkileyecek Okyanus Enerji A.Ş.’nin HES projesi gündemde. İki yıl önce halk itirazları sonucu iptal edilen proje, şirketin değişiklikler yaparak yeniden Çevre Etki Değerlendirme (ÇED) sürecini başlatmasıyla tekrar gündeme geldi. 5 Ocak’ta düzenlenen halkın katılımı toplantısı, köylülerin yoğun protestosuyla karşılaşmıştı.

Yağmurcu Köyü meydanında toplanan yüzlerce kişi, projeye karşı seslerini yükseltti. Eylemciler, “Yağmurcu Köyü, Adatepe Köyü ve çevre köyler Okyanus Enerji A.Ş.’ye verilecek bir yer değildir. Köyümüzü, sularımızı, toprağımızı vermiyoruz!” sloganıyla haykırdı.

Eyleme destek verenler arasında CHP Zonguldak Milletvekili Eylem Ertuğrul, CHP Devrek İlçe Başkanlığı, Sol Parti Zonguldak İl Yönetimi, Yeniden Refah Partisi Devrek İlçe Başkanlığı, İyi Parti Devrek İlçe Başkanlığı, Zonguldak Demokrasi Platformu, Batı Karadeniz Çevre Gönüllüleri Platformu bileşenleri olan Zonguldak, Çaycuma, Ereğli ve Devrek Çevre Gönüllüleri yer aldı.

Bölge halkı, projenin su kaynaklarını kurutacağını, ormanları tahrip edeceğini ve yerel ekosistemi yok edeceğini belirterek, yetkililerden ruhsatın iptalini talep ediyor.

Köy adına konuşan Çaner Gökçe, “Bugün buradan açıkça ifade ediyoruz: Bizim duruşumuz nettir. Bölge halkı HES istemiyor. Bizim amacımız polemik yaratmak, siyaset yapmak değildir. Tek bir amacımız vardır: Sesimizin duyulmasıdır. Bölge halkının sizlerden, ilgili kurumlardan ve yetkili tüm mercilerden tek bir talebi vardır: Yağmurcu Köyü ve çevresinde planlanan HES raporunun iptal edilmesi, bu rapora dayanak olan HES projesinin iptal edilmesi ve sürecin temelini oluşturan ÇED sürecinin tamamen iptal edilmesidir. Bu talep açık, nettir ve tartışmaya kapalıdır. Yağmurcu Köyü, konumu itibariyle herhangi bir köyle kıyaslanamaz. Bu köyde turizm hâlâ canlıdır. Bölgenin sosyal, ekonomik ve doğal yapısı bu projeyi kaldıracak nitelikte değildir. Bizler açıkça söylüyoruz: Yağmurcu Köyü, Okyanus Enerji A.Ş.’ye verilecek bir köy değildir” dedi.

Adatepe Köy Muhtarı Dursun Doruköz ise Çay Değirmeni HES’inin bölgedeki tahribatlarını örnekleyerek, “Bu bizim yaşamımız, yaşam alanlarımız, toprağımız, sularımız, anılarımız, hatıralarımız. Bizim HES’çilere verecek suyumuz, toprağımız yok” ifadelerini kullandı.

CHP Zonguldak Milletvekili Eylem Ertuğrul, “Batı Karadeniz bölgesi vahşi madenciliğin, çevre düşmanı projelerin hedefi haline dönüştü. Bölgemizde ekosisteme, doğal yaşama zarar veren kirli sanayi her geçen gün çoğalıyor. Bölgemizde termik santraller, demir-çelik fabrikalarının yarattığı hava ve su kirliliği had safhada. Bizler mecliste vahşi madencilik ve çevre düşmanı kanunların çıkmasına karşı büyük bir mücadele yürütüyoruz. İktidarın enerji şirketleri ve madencilik şirketleri için çıkardığı kanunlar en çok bizim bölgemizi etkileyecek. Doğal yaşamın çok güçlü olduğu bu bölgede ekolojik zinciri kıracak, sularımızı ticarileştirecek, yaşamı olumsuz etkileyecek olan bu projeye tüm halkımızla beraber bizler de karşıyız. Yaşam alanlarımızı savunan köylerimizin yanındayız. Bu projenin engellenmesi için tüm mücadelenizde beraberiz” şeklinde konuştu.

Zonguldak Çevre Gönüllüsü Yusuf İkram Tuna, HES projesinin Devrek özelindeki olası zararlarını anlatan bir çalışma sundu. Tuna, projenin bölgedeki endemik yaşamı yok edeceğini ve içme suyu kalitesindeki derelerin yeni bir kirlenme sürecine gireceğini örneklerle açıkladı.

Devrek Çevre Gönüllüsü Faik Mekik, “Doğanın talanına, şirketin yalanına hayır” diyerek başladığı konuşmasında, projenin bölge için bir tahribat olduğunu vurguladı. Mekik, projenin fay hattına yakın olduğunu, olası bir depremde ciddi can ve mal kaybı yaşanabileceğini, alanın gevşek zeminli ve heyelan bölgesinde olduğunu belirterek, sonuçlarının bir felaket olacağını örneklerle anlattı.

Batı Karadeniz Çevre Gönüllüleri Platformu adına konuşan Çetin Yılmaz, “HES ve vahşi madencilik karşıtı mücadele, Zonguldak ve tüm Batı Karadeniz bölgesinde yaşayan köylülerin ortak mücadelesi haline dönüşmeli. Küre Dağları’ndan Bolu Yedi Göller’e kadar olan ülkenin en canlı ormanlarında 50 bin hektarlık bir ormanlık alan MAPEG tarafından IV. Grup maden sahası olarak belirlendi. Bazılarında arama çalışmaları için ruhsat verildi, birçok hukuksal süreç yürüyor. Ormanlık alanlarda derelerimize, sularımıza el konarak HES projeleri süreçleri devam ediyor, orman ve ağaç katliamı için izinler veriliyor. Batı Karadeniz bölgesinde var olan çok sayıda OSB’lerin tamamının içme suları, akar sular, yeraltı suları üzerine kurulduğunu, bu OSB’lerin arıtma tesisi olmadığını, bölgenin vahşi bir kirlenme sürecinin hızlandığını örneklerle anlatıyoruz. Ağırlıklı kırsal bölgelerde köylülerde yaşanan bu talan ve kirlenme sürecine ortaklaşmak yaşamsaldır” dedi.
Toplantıda, bölge halkından her isteyen kürsüye alarak HES projesine neden karşı olduğunu ifade etti. 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

.

Devamını Oku

AKÇAKOCA’DA BUGÜN VEFAT EDENLER… 26 OCAK 2026 PAZARTESİ

AKÇAKOCA’DA BUGÜN VEFAT EDENLER… 26 OCAK 2026 PAZARTESİ
0

BEĞENDİM

ABONE OL

1- Hemşin Köyünden Merhum Cemal Üçüncü’nün oğlu; Recep Ali Üçüncü’nün kardeşi; Yasin ve Yiğit Üçüncülerin babaları Bayram Ali Üçüncü Hakk’ın rahmetine kavuşmuştur.

Merhumun cenazesi, bugün öğle namazına müteakip Hemşin Köyü’nde defnedilecektir.

Allah rahmet eylesin.

2- Merhum Emin Ali Üçüncü’nün eşi; Hüseyin, Nihat, Aysel, Yüksel, Ayten ve Nurten’in anneleri Ayşe Üçüncü vefat etmiştir.

Merhumenin cenazesi, bugün öğle namazına müteakip Hemşin Köyü’nde defnedilecektir.

Allah rahmet eylesin.

.

.

Devamını Oku

Özhan Kızıltan’ın Kaleminden: Akçakoca’ya “Sakin Şehir” Uzmanı Kaymakam

Özhan Kızıltan’ın Kaleminden: Akçakoca’ya “Sakin Şehir” Uzmanı Kaymakam
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Akçakoca Kaymakamlığı görevine atanan Hacı Arslan Uzan’ın, uluslararası “Sakin Şehir” (Cittaslow) sistemi konusunda akademik uzmanlığa sahip olduğu öğrenildi.



‎Edinilen bilgilere göre Uzan, dünya genelinde Cittaslow olarak bilinen şehir yönetim modelleri üzerine uzun yıllar akademik ve uygulamalı çalışmalar yürüttü. Bu alandaki akademik çalışmalarını Atatürk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Turizm Bölümü’nde tamamlayan Uzan’ın, Sakin Şehir yaklaşımı üzerine doktora yaptığı öğrenildi.

‎Sakin Şehir projesinin uzun süredir gündemde olduğu Akçakoca’ya, konuya hâkim bir kaymakamın atanmasının ilçe adına önemli bir fırsat olduğu değerlendiriliyor. Belediye yönetiminin de bu konuda daha önce çeşitli etüt çalışmaları yürüttüğü ve ilk etapta kentin belirli bir bölümünün sisteme dahil edilmesinin planlandığı ifade ediliyor.
‎Yetkililer, Kaymakam Hacı Arslan Uzan ile yerel yönetimler arasında kurulacak iş birliğinin, Sakin Şehir sürecinin hayata geçirilmesini hızlandırabileceğini belirtiyor.



‎Sakin Şehir (Cittaslow); çevrenin korunması, yerel kültürün yaşatılması ve yaşam kalitesinin artırılmasını amaçlayan uluslararası bir şehir ağı olarak biliniyor.

Haber: Özhan Kızıltan
‎Fotoğraf: Arşiv

 

 

 

 

 

 

 

.

Devamını Oku