09 Mart 2026 Pazartesi
Akçakoca Belediye Başkanı Fikret Albayrak, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü vesilesiyle Esentepe Abant Kahvecisi’nde düzenlediği iftar programında ilçenin emekçi kadınlarını bir araya getirdi.

Ramazan ayının manevi iklimi ile 8 Mart’ın anlamını birleştiren organizasyona katılım oldukça yoğundu. Geceye damga vuran detay ise SES Sendikası temsilcisi kadınların da davete icabet ederek Başkan Albayrak ile aynı sofrayı paylaşması oldu.
ESENTEPE’DE GÖRKEMLİ BULUŞMA
Oldukça kalabalık bir davetli topluluğuna ev sahipliği yapan iftar yemeğinde, masaları tek tek gezen Başkan Fikret Albayrak, kadınların gününü kutlayarak onlarla sohbet etti. Belediye çalışmalarında kadın elinin değdiği her noktanın daha kıymetli olduğunu vurgulayan Albayrak, katılımcıların talep ve önerilerini de bizzat dinledi.

SENDİKA TEMSİLCİLERİNDEN TAM DESTEK
Programa katılan SES Sendikası temsilcisi kadınlar, böylesine kapsayıcı bir organizasyonda yer almaktan duydukları memnuniyeti dile getirdiler. Başkan Albayrak’ın toplumun her kesimini kucaklayan bu yaklaşımı, salondaki davetliler tarafından takdirle karşılandı.
”KADINLARIMIZIN GÜCÜ, AKÇAKOCA’NIN GÜCÜDÜR”
İftar sonrası kısa bir açıklama yapan Başkan Fikret Albayrak şu ifadeleri kullandı:
”Bugün burada sadece bir yemek yemedik; birliği, beraberliği ve emeği paylaştık. Özellikle SES Sendikası’ndan gelen kıymetli hanımefendilerin ve tüm emekçi kadınlarımızın varlığı gücümüze güç kattı. Akçakoca’yı kadınlarımızın vizyonu ve emeğiyle çok daha güzel yarınlara taşıyacağız.”

Organizasyon, çekilen hatıra fotoğrafları ve samimi sohbetlerin ardından sona erdi.



.
Akçakoca’da sıradan bir inşaat kalfasıyken bugün farklı sektörlerde iş yapacak ekonomik ölçeğe sahip olan gazeteci Fatih Topal’ın servetinin kaynağı ile geçmiş dönem belediye yönetimi arasındaki ilişki bugünlerde yeniden tartışılmaya başlandı.
AK Partili Meclis Üyesi Sefer Tuzcuoğlu’nun bir yıl önce meclis kürsüsünden yaptığı çıkış, geçmiş dönemde belediye kaynaklarının nasıl kullanıldığına dair önemli soru işaretlerini yeniden gündeme taşıdmıştı.
Tuzcuoğlu’nun dile getirdiği iddialara göre, 2024 yerel seçimlerine yalnızca birkaç ay kala Akçakoca Belediyesi’nden Düzce merkezli Oksijen TV’ye ve kamuoyunda “gazeteci” kimliğiyle bilinen Fatih Topal’a, Nevzat Cingirt aracılığıyla “reklam ve medya hizmetleri” adı altında yaklaşık 1 milyon liraya yakın bir kamu kaynağı aktarımı yapıldı.
3–4 AYLIK PARA BUGÜN MİLYONLAR EDİYOR
Tartışmanın en çarpıcı noktası ise bu paranın yalnızca birkaç aylık bir süreçte aktarılmış olması. Ekonomik hesaplamalar, o gün yaklaşık 1 milyon lira civarında olduğu ifade edilen bu kaynağın, bugün enflasyon ve yatırım karşılıklarıyla değerlendirildiğinde 2,5 ila 3 milyon liranın üzerine çıkan bir büyüklüğe ulaştığını gösteriyor.
Bu tablo, Akçakoca Belediyesi’nin geçmiş dönemde neden ağır bir borç yükü altında kaldığı sorusuna da farklı bir açıdan ışık tutuyor. Çünkü aynı dönemde belediyenin işçi maaşlarını ödemekte zorlandığı, personel alacaklarının geciktiği ve mali yapının ciddi bir kriz içinde olduğu biliniyor.
BELEDİYE İŞÇİYE Mİ ÇALIŞTI, TOPAL’A MI?
Ortaya çıkan bu tablo kamuoyunda şu soruyu daha güçlü biçimde gündeme getiriyor:
İşçisinin maaşını ödemekte zorlanan bir belediye, neden milyonluk kaynakları medya adı altında o dönem belirli isimlere aktardı?
Birçok kişi, geçmiş dönemde belediyenin kaynaklarının hizmet üretmek yerine belirli medya figürleri üzerinden yürüyen bir sistem içinde kullanıldığını öne sürüyor.
BELEDİYE’NİN YEREL MEDYA DESTEĞİ NORMALDİR AMA…
Elbette belediyelerin ve kamu kurumlarının yerel medyayı desteklemesi doğaldır. Ancak bu destekler genellikle makul seviyelerde olur.
Örneğin ilçede iki renkli gazete, iki haber sitesi ve kiralık iki ofisi bulunan Akçakoca Gazetesi grubunun belediyeye aylık ortalama 30 bin lira civarında fatura kesmesi, bugünün matbaa, kira ve işletme maliyetleri düşünüldüğünde aslında oldukça sınırlı bir rakam olarak değerlendiriliyor.
Üstelik Akçakoca Belediyesi’nin geçmişten ağır bir mali enkaz devraldığı bilindiği için yerel medya temsilcileri de bu rakamların üzerine gitmemeyi tercih ediyor.
Buna rağmen bu tür ödemeleri sanki büyük bir harcamaymış gibi göstermeye çalışan Fatih Topal’ın tavrı ise kamuoyunda farklı yorumlara yol açıyor.
SERVETİN KAYNAĞI TARTIŞMA KONUSU
Akçakoca’da birçok kişi şu soruyu da yüksek sesle sormaya başladı: Geçmişte sıradan bir inşaat işçisi olarak bilinen bir kişinin bugün pansiyon işletmeciliği, iş yeri sahipliği ve araç kiralama gibi alanlarda faaliyet gösterebilecek bir ekonomik güce nasıl ulaştığı sorusu hâlâ yanıt bekliyor.
Kamuoyunda bu ekonomik büyümenin temelinde geçmiş dönemde belediye kaynaklarından aktarıldığı iddia edilen paraların olup olmadığı yönünde ciddi şüpheler dile getiriliyor. Ve bu iddialar yargıya da taşınmış durumda.
BUGÜNKÜ SALDIRILARIN SEBEBİ NE?
Öte yandan Fatih Topal’ın bugün belediyeye düzenli fatura kesen ve yerel medyayı açık şekilde destekleyen, şeffaf biçimde çalışan gazetecileri hedef alan yayınlar yapması da dikkat çekiyor.
Birçok kişi bu tutumun, geçmişte belediye kaynaklarından elde edildiği iddia edilen gelirlerin ve oluşan mal varlıklarının tartışılmasını perdeleme çabası olarak değerlendiriyor.
DENETİMLER VE HUKUKİ SÜREÇ BAŞLIYOR
Edinilen bilgilere göre Fatih Topal ile geçmiş dönem belediye yöneticileri arasındaki söz konusu para hareketleriyle ilgili kamu denetim mekanizmalarının inceleme yaptığı, raporların tutulduğu ve hukuki süreçlerin başlamış olduğu ifade ediliyor.
İltimas, adam kayırmacılık ya da kamu kaynaklarının belirli kişi ve odaklara aktarılması gibi iddiaların hukuki zeminde netleşmesi halinde sürece ilişkin tüm gelişmeler kamuoyuyla paylaşılacak.
Akçakoca’da birçok çevre, Fatih Topal’ın sahip olduğu mal varlıklarının temelinde henüz kamuoyuna yansımamış farklı para aktarımlarının da bulunabileceği yönünde ciddi şüphelerin bulunduğunu dile getiriyor.
Gazetemiz, bu süreçte ortaya çıkacak resmi raporları, denetim sonuçlarını ve hukuki gelişmeleri takip ederek kamuoyunu bilgilendirmeye devam edecektir.
Aksi halde hiç bir Akçakoca sevdalısı, bugünkü ederiyle milyonları bulan tutarların sadece bir kaç ay içinde Topal ve benzeri kişilere aktarılmasının hesabını görmeden bir günün dahi boşa geçirilmesini istemiyor.
.
Akçakoca Devlet Hastanesi’nde yıllardır vatandaşların en büyük şikâyetlerinden biri haline gelen önemli bir eksiklik nihayet gideriliyor. Genel Cerrahi Uzmanı Uzm. Dr. Fikret Baştımar, yarın itibarıyla Akçakoca Devlet Hastanesi’nde göreve başlıyor.
Bu gelişme, özellikle mide ve bağırsak rahatsızlıklarının teşhisinde hayati öneme sahip olan endoskopi ve kolonoskopi işlemlerinin yeniden Akçakoca’da yapılabilecek olması nedeniyle büyük bir memnuniyetle karşılandı.
5 YILLIK BÜYÜK EKSİKLİK SONA ERİYOR
Akçakoca Devlet Hastanesi’nde en son Haldun Hoca döneminde yapılabilen endoskopi ve kolonoskopi işlemleri uzun süredir gerçekleştirilemiyordu. Bu nedenle birçok hasta teşhis ve tedavi için Düzce, Zonguldak ve çevre illere gitmek zorunda kalıyordu.
Vatandaşlar hem zaman kaybı hem de maddi zorluklarla karşı karşıya kalırken, bazı hastalar da özel hastanelere yönelmek zorunda kalıyordu.
Uzm. Dr. Fikret Baştımar’ın göreve başlamasıyla birlikte bu önemli tetkiklerin yeniden Akçakoca Devlet Hastanesi’nde yapılması bekleniyor.
MEMLEKETİNE HİZMET ETMEYE GELİYOR
Uzm. Dr. Fikret Baştımar’ın Akçakoca için ayrı bir anlamı daha bulunuyor. Baştımar’ın Akçakoca’da büyüyüp eğitim hayatının önemli bir bölümünü burada geçirdiği ve şimdi kendi memleketine hizmet etmek üzere ilçeye döndüğü öğrenildi.
Bu durum ilçede ayrıca memnuniyetle karşılanırken, birçok vatandaş “kendi yetiştiği memlekete hizmet edecek bir doktorun gelmesi”nin önemli bir kazanım olduğunu ifade ediyor.
AKÇAKOCA İÇİN YENİ BİR DÖNEM
Tecrübesi ve uzmanlığıyla dikkat çeken Uzm. Dr. Fikret Baştımar’ın göreve başlamasıyla birlikte Akçakoca Devlet Hastanesi’nde önemli bir boşluğun doldurulması bekleniyor.
Vatandaşlar artık birçok tetkik için ilçe dışına gitmek zorunda kalmadan Akçakoca’da hizmet alabilecek.
Akçakoca Devlet Hastanesi’ne güç katması beklenen Uzm. Dr. Fikret Baştımar’a “hoş geldin” diyor, yeni görevinde başarılar diliyoruz.

.
Akçakoca’da son günlerde gündeme düşen iddialar kamuoyunda ciddi bir tartışma başlattı. Yerel bir gazetecinin sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamalarda, Verum Makina firmasının sahibi Mutlu Yiğit hakkında peş peşe çok ağır iddialar dile getirildi.
Ortaya atılan başlıklar sadece ticari bir anlaşmazlığı değil; hukuki, etik ve ticari güvenilirliği de ilgilendiren çok sayıda soruyu beraberinde getiriyor. Akçakoca’da vatandaşlar şimdi tek bir şeyi soruyor: Mutlu Yiğit bu iddiaların hangisine ne cevap verecek?
İşte kamuoyunun yanıt beklediği kritik başlıklar:
GİZLİ SES KAYDI İDDİASI
En dikkat çekici iddialardan biri, Akçakocalı iş insanı Süleyman Turunç ile yapılan telefon görüşmelerinin karşı tarafın bilgisi ve izni olmadan kaydedildiği yönünde. Va fazlası var; iddiaya göre ‘elimizde kayıt var’ yönündeki tehdit ve şantaj girişimleri…
Eğer bu iddia doğruysa ortada ciddi bir hukuki mesele var demektir. Bu görüşmeler gerçekten izinsiz şekilde kayıt altına alındı mı? Alındıysa bunun gerekçesi nedir? Akçakoca kamuoyu bu sorunun cevabını açık ve net şekilde duymak istiyor.
PARASIZLIK VE DONDURULAN İNTERNET HESAPLARI İDDİASI
Açıklamalarda yer alan bir diğer dikkat çekici başlık ise firmanın internet hesaplarının parasızlık nedeniyle dondurulduğu iddiası.
Bir yandan milyon dolarlık ve milyon euroluk işlerden söz edildiği belirtilirken, diğer yandan internet hesaplarının dondurulduğu iddiası kamuoyunda ciddi bir çelişki olarak görülüyor.
Milyonluk projelerden bahsedilen bir tabloda, internet hesaplarının bile kullanılamaz hale gelmesi nasıl açıklanacak?
MAKİNE FİYATI: YAKLAŞIK 10 MİLYON TL’DEN 500 BİN EURO’YA NASIL YÜKSELDİ
Kamuoyuna yansıyan bir diğer iddia ise makine satışıyla ilgili. İddiaya göre Akçakocalı iş insanı Süleyman Turunç’a yaklaşık 10 milyon TL seviyesinde satılan bir makinenin fiyatı daha sonra 500 bin Euro gibi çok daha yüksek bir rakama çıkarıldı.
Bu değişim gerçekten yaşandı mı? Yaşandıysa gerekçesi neydi? Bu soru Akçakoca’da özelikle nitelikli dolandırcılık şüpheleri eşliğinde en çok konuşulan başlıklardan biri haline gelmiş durumda.
EKSİK TESLİMAT VE FAZLA ÖDEME İDDİASI
İddiaların bir diğer boyutu ise makinanın teslimat süreciyle ilgili. Ortaya atılan iddiaya göre anlaşma kapsamında alınan paraya rağmen ekipmanların eksik teslim edilmek istendiği, yaşanan krizin büyümemesi için iş insanı Süleyman Turunç’un Mutlu Yiğit’in firmasına 2 ile 3 milyon TL arasında ek ödeme yaptığı iddiası.
Bu iddia da dolandırıcılık şüphesini gündeme getiriyor.
SAVUNMA SANAYİİ FİRMASI İDDİASI
Tartışmaların en dikkat çekici başlıklarından biri de Mutlu Yiğit’in savunma sanayii bağlantısı oldu.
Süleyman Turunç’un tanıklığıyla dile getirilen iddialara göre, Mutlu Yiğit’in firması, Türkiye’de savunma sanayisine iş yapan önemli bir firma ile bazı üretim ve iş süreçleri yürütttü. Ancak iddialara göre göre, söz konusu firma Mutlu Yiğit’i verdiği teminatları yerine getirmediği ve sözlerini tutmadığı gerekçesiyle güvenilmez bulmaya başladı.
Turunç’un ileri sürdüğü iddiaya göre, bu nedenle Mutlu Yiğit’in aylardır bu firmanın fabrikalarına dahi alınmadığı ve firma yönetimi tarafından artık dikkate bile alınmadığı ifade ediliyor.
Savunma sanayisine iş yapan söz konusu firma ile Mutlu Yiğit arasındaki ilişkinin bugünkü durumu nedir? Bu sorular da Mutlu Yiğit’ten cevap bekleyen başlıklar arasında yer alıyor.
BİYOKİMYA MÜHENDİSİ Mİ, VERUM MAKİNA YETKİLİSİ Mİ?
Bir diğer dikkat çekici iddia ise Mutlu Yiğit’in yanında bulunan ve kamuoyuna “biyokimya mühendisi” olarak tanıtıldığı belirtilen kişiyle ilgili.
İddiaya göre söz konusu kişi S. K, herhangi biri değil, Verum Makina firmasında yetkili konumda bulunan bir kadın. Fakat iddiaya göre, bu yetkili kendisini Verum makina firmasının biyokimya mühendisi olarak takdim ediyor.
Bu kişinin hangi üniversiteden mezun olduğu ve diplomasının nerede olduğu sorusu da kamuoyunda açıkça soruluyor.
AKÇAKOCA BELEDİYESİ İHALESİ VE SONRASI
Tartışmaların bir diğer başlığı ise Akçakoca Belediyesi tarafından açılan kompost makinesi ihalesi.
Belediye kaynaklarından edinilen bilgiye göre, Verum Makina da diğer firmalarla birlikte bu ihaleye teklif veriyor. Ancak ihale sürecinin sonunda belediyenin kompost makinesi alımı başka bir firma üzerinde kalıyor.
Bunun ardından ihaleyi kazanamamayan Mutlu Yiğit’in tutumunun değiştiği öne sürülüyor. İddialara göre ihale sürecinden sonra Mutlu Yiğit’in özellikle Akçakoca Belediyesi’ne karşı sert bir söylem geliştirdiği ve belediyeyi hedef alan bazı sosyal medya çevreleriyle temas kurduğu ileri sürülüyor.
Mutlu Yiğit’in uzun zamandır Akçakoca Belediyesi’ni itibarsızlaştırmaya yönelik paylaşımlar yapmasıyla bilinen Fatih Topal ile bir araya gelip röportaj vermesi, Akçakoca belediyesine kasıtlı olan bazı sosyal medya çevresiyle aynı çizgide bir söylem geliştirmesi de Akçakoca kamuoyununun Mutlu Yiğit’e karşı şüphelerini artıran bir başka etken oldu.
“DÜNYAYA MAKİNE SATIYORUZ” İDDİASI
Son olarak kamuoyunda sorgulanan bir diğer konu da Verum Makina firmasının dünyaya makine sattığı yönündeki açıklamaların inandırıcı bulunmaması.
Bu makinelerden fiilen çalışan kaç tane var? Hangi ülkelerde, hangi tesislerde kullanılıyor? Bu sorular da yanıt bekliyor.
Çünkü yine iddialar doğruysa, Mutlu Yiğit’in dünyaya makina sattığı yönündeki açıklamalarının da gerçeği yansıtmadığı, bu tür satışların olmadığı, yapılan açıklamanın ise şişirme ve yalan açıklamalar olduğu yönündeki kanaat güçleniyor.
AKÇAKOCA KAMUOYU NET CEVAP İSTİYOR
Ortaya atılan bu iddialar Akçakoca’da geniş yankı uyandırmış durumda. Vatandaşların ortak beklentisi ise çok net:
İddialar doğruysa açıklansın, yanlışsa belgeleriyle ortaya konulsun.
Çünkü Akçakoca’da artık herkes aynı soruyu soruyor: Neden açıklama yapmıyorsun?…Mutlu Yiğit çık bunları madde madde belgeleriyle açıkla ki ikna olalım. Aksi halde güvenilirliğinle ilgili şüpheleri haklı çıkartıyorsun.
.
Düzce Belediye Başkan Dr. Faruk Özlü, vatandaşlardan gelen soruları yanıtladığı “Başkana Sor” programında Akçakoca için üç önemli müjde verdi.
Başkan Özlü, Düzce Belediyesi olarak Akçakoca’da hayata geçirecekleri projelerin çalışmalarına başladıklarını belirterek ilçeye kütüphane, yol ve meydan düzenlemesi kazandıracaklarını söyledi.
Akçakoca’da bulunan eski cezaevi binasının kütüphaneye dönüştürüleceğini ifade eden Özlü, “Eski Akçakoca Cezaevi’nin kullanım hakkını Milli Emlak Genel Müdürlüğü’nden aldık. Oraya güzel bir kütüphane inşa edeceğiz. Projelendirme, izinlerin alınması ve Anıtlar Kurulu süreçleri biraz uzun sürdü. Ancak bu süreçleri tamamladık. İnşallah bu yıl inşaatına başlıyoruz” dedi.
Akçakoca için planlanan ikinci projenin ise ilçedeki üniversite alanına ulaşımı sağlayan yolun iyileştirilmesi ve asfaltlanması olduğunu kaydeden Özlü, “İnşallah bu yıl bu projeye de başlıyoruz ve görev süremiz içerisinde tamamlayacağız” şeklinde konuştu.
Akçakoca meydanının yenilenmesi projesini de Düzce Belediyesi olarak gerçekleştireceklerini kaydeden Özlü, “Geçen yıl yerinde incelemeler yaptık ve projelendirdik. Fikret Albayrak ile birlikte bu meydanı güzelleştireceğiz. Akçakoca’ya dışarıdan gelenler ve Akçakoca’da yaşayanlar bu meydanda güzel zamanlar geçirecekler” ifadelerini kullandı.
Düzce’nin ‘butik bir şehir’ olduğunu vurgulayan Özlü, ilçelerde görev yapan belediye başkanlarının büyük özveriyle çalıştığını, ancak mali imkanlar açısından zaman zaman zorluklar yaşadıklarını dile getirdi.
Bu noktada Düzce Belediyesi olarak ilçe ve belde belediyelerine destek olmayı görev bildiklerini belirten Özlü, “Biz bir büyükşehir belediyesi değiliz, il belediyesiyiz. Ancak ilçe ve belde belediye başkanlarımız bizim çok değerli kardeşlerimiz. Önemli olan il düzeyinde, Özel İdare’miz dahil bu şehrin kalkınması, gelişmesi ve güzelleşmesidir. Düzce’de yaşayan 415 bin insanımızın mutlu olması bizim için en önemli başarı kriteridir” şeklinde konuştu.
.