09 Mart 2026 Pazartesi
Düzce Belediyesi Meslek Edindirme Kurslarınca (BELMEK) sokaktan sahiplenilen kedi, kursiyer ve usta öğreticilerin maskotu haline geldi.
Sahipsiz hayvanların sahiplenilmesine yönelik yaklaşık 2 yıl önce hayata geçirilen proje kapsamında BELMEK bahçesinde annesiz kalan kedi yavrusuna kucak açıldı.
Merkez bünyesinde kursiyerler tarafından yuva yapılan ve “Şükufe” ismi verilen kedi yavrusu, zamanla buraya alışarak kursiyerlerin ve çalışanların neşe kaynağı oldu.
Sempatik tavırlarıyla kursiyerlerin ilgisini çeken kedi, resim dersleri sırasında sınıflara girerek kursiyerlerin kucağına oturuyor, masaların üzerinde dolaşıyor, kalemlerle oynuyor.
“Aslında biz onu değil, o bizi seçti diyebiliriz”
Görsel sanatlar öğreticisi Hülya Hamurci, Şükufe’nin, kursiyerlerin ve çalışanların ilgi odağı olduğunu söyledi.
Hayvanın zamanla merkezdeki çalışanlar ve kursiyerlerle kaynaştığını anlatan Hamurci, “Kursiyerlerle oynuyor ve onlar resim yaparken kaleme müdahale ediyor. Bunu sevimli şekilde yapıyor. Rahatsız edici hareketleri yok ve asla tırmalamıyor. Onu da sanat eğitimiyle mi uysal yaptık bilmiyorum.” diye konuştu.
Hamurci, kedi yavrusunun merkezin maskotu haline geldiğini belirterek, “İki yıldır bizimle birlikte. Birbirimize çok alıştık. Kara kediler kendilerini pek sevdirmez. Benim de bir kedim var Şukufe’ye benzeyen, o kendini hiç sevdirmiyor. Bunun doğası biraz farklı. Her yerde bizimle. Aslında biz onu değil, o bizi seçti diyebiliriz.” ifadelerini kullandı.
Kediyle aralarında güçlü bağ oluştuğundan bahseden Hamurci, “Her gün burada onunlayız. Olmadığında gözümüz onu arıyor. Buradaki kağıdı, kalemi, her şeyi çok seviyor” dedi.
Akçakoca’da kompost makinesi alımıyla ilgili ortaya atılan iddialar, kamuoyunda ciddi bir tartışmanın fitilini ateşledi. Tartışmanın merkezinde ise Akçakocalı iş insanı Süleyman Turunç’un Verum Makina ve firma sahibi Mutlu Yiğit hakkında dile getirdiği dikkat çekici iddialar yer alıyor.
Akçakoca belediyesinin ihale ettiği kompost üretim makinesinin ihalesine giren ve verdiği teklifle ihaleyi kazanan Akçakocalı iş insanı Süleyman Turunç, iddiaya göre, makineyi yaptırdığı Bursa merkezli Verum Makina firmasına bu makinayı yaptırdı ama firma sahibi Mutlu Yiğit’in belirlenen şartlara uymaması nedeniyle başına gelmeyen de kalmadı.
Süleyman Turunç’tan dikkat çeken iddialar: “10,9 milyonluk makine nasıl 500 bin Euro’ya çıktı, eksik makine için neden 3 milyona yakın para ödedim?”
Turunç’un anlatımına göre süreç, başlangıçta belirlenen makine bedeli ile sonrasında ortaya çıkan talepler arasında büyük bir uçurum olduğunu gösteriyor.
“9,94 MİLYON TL’LİK MAKİNE NASIL 500 BİN EURO OLDU?”
Süleyman Turunç’un iddiasına göre yaklaşık 9 milyon 940 bin TL bedelle anlaşılan kompost makinesi için süreç içerisinde çok daha yüksek rakamlar gündeme getirildi.
Turunç, makine için daha sonra 500 bin Euro seviyesine ulaşan taleplerle karşılaştığını ileri sürerken, bu durumun ciddi bir soru işareti yarattığını belirtiyor.
Bu iddia Akçakoca’da şu sorunun yüksek sesle sorulmasına neden oldu:
Bir makinenin fiyatı kısa süre içerisinde nasıl bu kadar dramatik şekilde değişebilir?
“EKSİK MAKİNE, EKSTRA PARA”
Tartışmayı büyüten bir diğer konu ise teslim edilen makinenin teknik durumu ile ilgili.
Süleyman Turunç’un iddiasına göre teslim edilen makinede çeşitli teknik eksiklikler ve performans sorunları ortaya çıktı. Turunç, bu sorunların giderilmesi için süreç içerisinde 3 milyon liraya yakın ek ödeme yapmak zorunda kaldığını öne sürüyor.
Ancak Turunç’un anlatımına göre yapılan bu ödemelere rağmen makinenin beklenen performansı sağlayamadığı iddia ediliyor.
EKSİKLER BAŞKA FİRMA TARAFINDAN TAMAMLANDI
İş insanı Turunç, yaşanan teknik sorunlar nedeniyle makinedeki bazı eksiklerin daha sonra başka bir firma tarafından tamamlandığını da ifade etti.
Bu durum, Verum Makina sahibi Mutlu Yiğit’in kamuoyuna yağtığı açıklamaları yalanlarken, bir dolandırıcılk şüphesini de beraberinde getiriyor. Hukuki süreçler ve yargılama sonuçları, bu konuda işin aslının tam olarak ne olduğunu ortaya çıkartacak.
AKÇAKOCA’DA CEVAP BEKLEYEN SORULAR
Süleyman Turunç’un ortaya koyduğu iddialar, Akçakoca’da şu soruların daha güçlü şekilde gündeme gelmesine neden oldu:
Başlangıçta belirlenen makine fiyatı neden sonradan dramatik şekilde değişti?
Teslim edilen makinede ciddi teknik eksiklikler neden vardı?
Süleyman Turunç’tan milyonlarca lira ek ödeme neden istendi?
Ortaya atılan bu iddialarla ilgili olarak sürecin tüm detaylarının, yapılacak açıklamalar ve olası hukuki süreçlerle netleşmesi bekleniyor.
.
Belediye’ye kompost makinesi satma İhalesini kaybeden Verum Makina firmasının sahibi Mutlu Yiğit neden başkan Albayrak’ı hedef alıyor?
Akçakoca’da son günlerde bazı çevrelerde dolaşıma sokulan iddialar kamuoyunda tartışma yaratırken, olayın arka planı da dikkat çekici soruları beraberinde getirdi.
Verum Makina sahibi Mutlu Yiğit’in Akçakoca Belediyesi hakkında yaptığı açıklamalar ve bazı sözde haber platformlarında verdiği röportajlar, ilçede “Bu işin aslı nedir?” sorusunu gündeme taşıdı.
SADECE İHALEYE GİRDİ, KAZANAMADI
Edinilen bilgilere göre Mutlu Yiğit’in sahibi olduğu Verum Makina firması, Akçakoca Belediyesi tarafından açılan kompost makinesi alım ihalesine katıldı. Ancak yapılan değerlendirme sonucunda ihaleyi kazanamadı.
Belediye, söz konusu makineyi ihalede uygun teklifi veren başka bir firmadan satın aldı ve süreç bu şekilde tamamlandı. İhaleyi alan firmanın Verum makina firmasına kompost makinasını yaptırmış olması nedeniyle Akçakoca belediyesi, dolaylı bir muhataplık kazanarak iki firma arasındaki bazı pürüzlerin giderilmesine aracılık etmeye çalıştı. Durumun özeti bu.
Bu olayın üzerinden yaklaşık bir yıla yakın bir süre geçmesine rağmen, ihaleyi kazanamayan firma sahibi Mutlu Yiğit’in bugün ortaya çıkıp belediye hakkında çeşitli iddialar dile getirmesi ise kamuoyunda soru işaretlerine neden oldu.
BELEDİYE BAŞKANI ALBAYRAK İKİ FİRMA ARASINDAKİ TEKNİK MESELELERDE ARABULUCULUK YAPTI
Belediye kaynaklarından edinilen bilgiye göre, başkan Fikret Albayrak, makina satma ihalesini kazanan firma ile o firmaya kompost makinasının yapımı işini üstlenen Verum makina firması arasında, özellikle makinenin taknik kapasitesi, ve verimliliğ noktasında yaşanan bazı problemlerin aşılması konularında aracılık ederek dolaylı bir muhataplık yaptı.
Aksi halde Mutlu Yiğit’in Akçakoca belediyesi ile hiç bir alım satım sözleşmesi olmadığı için kapıdan bile sokulmayacağını; tamamen belediye başkanı Fikret Albayrak’ın yüksek nezaket anlayışı nedeniyle Mutlu Yiğit’in bazı günler muhatap alınmış olunduğu belirtildi.
AKÇAKOCA’YA KARŞI TAVIR ALAN ÇEVRELERLE RÖPORTAJ
Mutlu Yiğit’in özellikle Akçakoca’da daha önce de belediyeyi hedef alan ve kamuoyunda tartışmalı olarak bilinen bazı çevrelerle bir araya gelerek röportajlar vermesi dikkat çekti.Bu durum birçok kişi tarafından Akçakoca Belediyesi’ni ve belediyenin yürüttüğü hizmetleri yıpratmaya yönelik bir algı çalışması olarak yorumlandı.
BELEDİYE HUKUKİ SÜRECİ BAŞLATTI
Akçakoca Belediyesi’nden edinilen bilgilere göre, Mutlu Yiğit’in yaptığı açıklamalar ve bu açıklamaları yayınlayan kişiler hakkında yargı süreci başlatıldı.
Belediye yetkilileri, ortaya atılan iddiaların gerçekle ilgisi olmadığını ve kamuoyunu yanıltmaya yönelik olduğunu belirterek konunun hukuk önünde takip edileceğini ifade etti.
‘MUHATABIMIZ BİLE DEĞİL’
Belediye kaynakları ayrıca Mutlu Yiğit’in Akçakoca Belediyesi’nin herhangi bir projesinde doğrudan taraf olmadığını, belediye ile devam eden bir sözleşmesi ya da resmi ilişkisi bulunmadığını da vurguladı.
Dolayısıyla kamuoyunda şu soru giderek daha yüksek sesle sorulmaya başlandı:
Sadece bir ihaleye katılmış ve ihaleyi kazanamamış bir firma sahibinin, aylar sonra ortaya çıkarak Akçakoca Belediyesi hakkında iddialar ortaya atmasının sebebi nedir?
KAMUOYUNDAN TEPKİ
Akçakoca’da birçok vatandaş ise ilçenin ve belediyenin bu tür tartışmalarla hedef alınmasına tepki gösterdi.
Vatandaşlar, Akçakoca Belediyesi’nin yürüttüğü hizmetlerin bu tür iddialarla gölgelenmeye çalışılmasını Akçakoca’yı yıpratmaya yönelik bir operasyon olarak değerlendirdi.
Başlatılan hukuki sürecin ardından, ortaya atılan iddiaların gerçekliği ve sorumluları önümüzdeki süreçte yargı önünde netlik kazanacak.
.
1- Beyören Köyü’nden merhum Osman Çolak ile Fatime Çolak’ın kızı, Murat, Nurcan, Aynur, Aysun ve Aysel’in kardeşleri Mükerrem Çolak hayatını kaybetti.
Mükerrem Çolak’ın cenazesi öğle namazına müteakip Beyören Köyü’nde kılınacak cenaze namazının ardından köy mezarlığında toprağa verilecektir.
2- Döngelli Köyü’nden merhum Orhan Cumur’un eşi, Turgut, Fatma ve geçmiş dönem İl Genel Meclisi Üyesi Sinan Cumurl’un anneleri Hanife Cumur vefat etti.
Hanife Cumur’un cenazesi öğle namazına müteakip Döngelli Köyü Camii’nde kılınacak cenaze namazının ardından köy mezarlığında defnedilecektir
3- Akçakoca Belediyesi eski personeli Dursun Gümüş’ün damadı Şakir Akyüz de hayatını kaybetti.
Cenazesi öğle namazına müteakip Yığılca Dutlar Köyü’nde kılınacak cenaze namazının ardından köy mezarlığında toprağa verilecektir.
4- Kalın köyünden Avni Öztürk’ün eşi, Recep ve Hakan’ın anneleri Songül Öztürk vefat etmiştir.
Cenazesi öğle namazına müteakip Merkez camiinde kılınacak cenaze namazının ardından Kalkın köy mezarlığında toprağa verilecektir..
Merhum ve merhumelere Allah’tan rahmet, kederli ailelerine ve yakınlarına başsağlığı diliyoruz.
.
Haberin videosunu izlemek için aşağıdaki linki tıklayınız:
https://www.facebook.com/reel/951622563962903
………………………………………………………………………………………………………
Kapitalizmin kâr hırsı ve emperyalist politikalar dünyayı bir kez daha ateş çemberine sürüklerken, eşitlik ve özgürlük mücadelesinin yılmaz savunucuları olan sosyalistler, insanlığın vicdanı olarak meydanlarda yankılanmaya devam ediyor. Düzce Emek ve Demokrasi Güçleri, bugün gerçekleştirdikleri güçlü basın açıklamasıyla savaşa, sömürüye ve yıkıma karşı barışın bayrağını Düzce’den dalgalandırdı.
Emperyalist güçlerin Ortadoğu başta olmak üzere tüm dünyada halkları birbirine kırdıran politikalarına karşı Düzce’de bir araya gelen Emek ve Demokrasi Güçleri, “Savaşa Hayır, Barış Hemen Şimdi!” şiarıyla alanlara çıktı. Yapılan açıklamada, sosyalistlerin tarihsel misyonuna dikkat çekilerek, savaşların kazananının her zaman sermaye sahipleri, kaybedeninin ise yoksul emekçi halklar olduğu vurgulandı.
”SAVAŞ BİR HALK SAĞLIĞI SORUNUDUR!”
Açıklamanın en çarpıcı ve altı çizilen noktalarından biri, kapitalist barbarlığın yarattığı yıkımın insan yaşamı üzerindeki etkisine yönelikti. Kitle adına yapılan konuşmada, “Savaş bir halk sağlığı sorunudur!” denilerek, bombaların sadece binaları değil; toplumların sağlığını, geleceğini ve ekolojik dengeyi de yok ettiği belirtildi. Savaş ekonomisine ayrılan bütçelerin; halkın eğitim, sağlık ve insanca yaşam hakkından çalınan bedeller olduğu gerçeği bir kez daha Düzce meydanından haykırıldı.
İRAN’DA VE TÜM DÜNYADA BARIŞ TALEBİ
Bölgesel gerilimlerin tırmandığı bir dönemde enternasyonalist dayanışmanın önemine dikkat çeken Düzce Emek ve Demokrasi Güçleri, özellikle İran’a ve çevre ülkelere yönelik emperyalist müdahale tehditlerine sert tepki gösterdi. Açıklamada şu ifadelere yer verildi:
”Bizler, sınırların ötesindeki sınıf kardeşlerimizle aynı kaderi paylaşıyoruz. Ne İran’da ne Ortadoğu’da ne de dünyanın herhangi bir yerinde emperyalistlerin çıkarları uğruna dökülecek tek bir damla kanımız yok. Bizler, sömürüsüz, sınıfsız ve savaşsız bir dünya istiyoruz.”
UMUT, ÖRGÜTLÜ MÜCADELEDE
Basın açıklaması, savaş tamtamları çalanlara karşı en güçlü silahın işçi sınıfının ve ezilen halkların enternasyonalist dayanışması olduğu vurgusuyla sona erdi. Düzce Emek ve Demokrasi Güçleri’nin bu eylemi, sosyalistlerin yalnızca bugünün krizlerine karşı değil, yarının aydınlık ve barış dolu dünyasını kurmak için de insanlığın en gür ve en vicdanlı sesi olmaya devam edeceğini bir kez daha kanıtladı.
