Ak Parti Akçakoca ilçe başkanı Burhan İşleyen ve belediye meclisinde yer alan arkadaşları, CHP’li belediyenin kredi borçlanması yoluyla ilçeye hizmet ve ekipman getirmesine engel olarak, aslında Akçakoca’nın gelişme ve kalkınmasının önünü tıkadıklarının farkında olmaları gerekiyor.
Meclisteki sayısal çoğunluklarını adeta belediyeyi felç edip hareketsiz kılmak, seçimlere kadar bir şey yapamayıp seçimlerde kendilerinin adayının başkan seçilmesinin önünü açacağına inandıkları görülen ilçe başkanı İşleyen’in belki de farkında olmadığı iki şeyi bir kez daha hatırlatmakta fayda var:
1- Geçmiş dönem MHP’li belediye yönetimi, kamu mallarını satarken ve korkunç rakamlarla borçlanma yoluna giderken adeta emir eri gibi ellerini kaldıran Ak Parti meclis grubu, bugün Albayrak’ın borçlanma talebine karşı duvar gibi durmakta, özellikle sayısal üstünlüklerinin verdiği güçle taleplerin meclisten geçmesini kolaylıkla engelleyebilmekteler.
Geçmişte, Cumhur İttifakı ortaklarının tüm çılgınca taleplerini yerine getiren Ak Partili meclis üyeleri, konu CHP’li başkan olunca siyasetin dar koridorlarında küçük kazanımlar adına kaybolmayı göze almaktalar. İlçe halkı bu ayrımları yapacak ferasete sahiptir.
2- Ak Partili meclis üyelerinin ‘istemezük’ tavrı yüzünden bundan sonra Akçakoca belediyesi 3 yıl boyunca hizmet veremez duruma gelirse bundan en çok etkilenecek olan ise, alt yapısı yenilenemeyen, her yeni güne kanalizasyon ve çöp sorunlarıyla uyanılan bir Akçakoca olacaktır ki, hiç bir siyaset kurumu halkın bu hizmetlerden mahrum kalması vebalinin altına girmek istemez. Halka karşı duran kaybeder.
Oysa yapılması gereken ortadadır: Günahıyla – sevabıyla halkın yetki verdiği belediyeyi, matematiksel çoğunluğun dar beklentilerine kurban etmemek; seçim kazanan belediyeyi, kendi tasarruflarıyla baş başa bırakarak halka hem hizmet hem de hesap vermesini sağlamaktır.
BU ARTIK MUHALEFET DEĞİL, AÇIK BİR ÇİFTE STANDART!
Akçakoca’da yaşanan tablo sıradan bir siyasi çekişme değildir.
Bu, sandık iradesi ile meclis çoğunluğu arasındaki güç savaşına dönüşmüş durumdadır.
600 MİLYON BORÇLA DEVRALINAN BELEDİYE
Fikret Albayrak göreve geldiğinde karşısında yaklaşık 600 milyon lira borç yükü vardı.
Kiralık araçlarla, kiralık iş makineleriyle hizmet vermeye çalışan, adeta nefes alamayan bir belediye…
Böyle bir tabloyu düzeltmenin yolu nedir?
Planlı borçlanma.
Makine yatırımı.
Kiralama düzeninden çıkış.
Geçmiş borcu öderken geleceği kurmak.
Son bir buçuk yılda borçların önemli kısmı ödendi.
Mali disiplin sağlandı.
Kaynak üretildi.
Ama bu bir yere kadar.
BORÇLANMA YETKİSİ YOKSA NASIL HİZMET OLACAK?
AK Parti’nin meclisteki sayısal çoğunluğu her kredi talebini duvara çarptı.
“İstemezük!…Tek kuruş borçlanma olmasın.”
Peki soruyoruz:
600 milyon borçlu bir belediye hiç borçlanmadan nasıl ayağa kalkacak?
Kiralık makinelerle mi?
Günü kurtararak mı?
Eğer borçlanmaya izin vermezseniz,
Eğer kredi kanallarına destek olmazsanız,
Belediyenin yatırım yapmasını fiilen engellersiniz.
DÜN VERİLEN DESTEK BUGÜN NEDEN YOK?
Asıl çarpıcı olan nokta burada.
MHP’li belediye başkanı döneminde,
AK Parti mecliste sayısal çoğunluğa sahip olmamasına rağmen
neredeyse tüm borçlanmalara evet dedi.
Cumhur İttifakı ortağına destek verildi.
Borçlanma talepleri engellenmedi.
Şimdi ne değişti?
Bugün belediye CHP’de diye mi?
Bugün meclis çoğunluğu AK Parti’de diye mi?
Dün destek olan borçlanma, bugün neden sakıncalı?
Bu tablo açık bir çifte standarttır.
BU TAVIR MUHALEFET DEĞİL, KİLİTLEME STRATEJİSİDİR
Vergi ve SGK borçlarını kapatmak için arsalar devrediliyor.
Atık parseller satılıyor.
Bu satışlar keyfi değil; hizmet üretmek için.
Ama buna da karşı çıkılıyor.
O zaman açık konuşalım:
Hem borçlanmaya izin vermeyeceksiniz,
Hem krediye destek olmayacaksınız,
Hem kaynak üretimine karşı çıkacaksınız…
Bu artık muhalefet değildir.
Bu, belediyeyi çalışamaz hale getirme siyasetidir.
KAYBEDEN FİKRET ALBAYRAK DEĞİL, AKÇAKOCA OLUR
Bu tablo kişisel değil.
Bu mesele parti meselesi değil.
Bu doğrudan Akçakoca meselesidir.
Eğer belediye kilitlenirse,
Hizmet gecikirse,
Makine alınamazsa,
Yatırım yapılamazsa…
Zarar gören Fikret Albayrak değil, Akçakoca halkı olur.
BU YOLDAN DÖNÜLMELİ
Muhalefet denetler.
Eleştirir.
Şeffaflık ister.
Ama çalışamaz hale getirmez.
Akçakoca kilitli siyaset istemiyor.
Hizmet istiyor.
Ve bu sorunun cevabı artık net şekilde verilmelidir:
Dün “evet” denilen borçlanmaya bugün neden “hayır” deniyor.
.