Akçakoca’da son günlerde gündeme gelen iddialar, sıradan bir polemik değil; basın etiği, ticari itibar ve kamu vicdanı açısından ciddi soru işaretleri doğuran bir tabloyu işaret ediyor.
Tab Net isimli firma bünyesinde yaklaşık 40 kişiye istihdam sağlayan iş insanı Emirhan Yemenici hakkında yapılan “ruhsatı yok” içerikli haberlerin arkasında, iddiaya göre 160 bin liralık bir iPhone 17 Pro Max talebi bulunuyor.
İddia: Reklam Talebi Karşılanmayınca Olumsuz Yayın
İddiaya göre Fatih Topal isimli şahıs, Yemenici’den reklam adı altında bir iPhone 17 Pro Max talebinde bulundu. Bu talebin karşılanmaması üzerine ise işletmeye yönelik “ruhsatsız faaliyet” içerikli olumsuz yayınların başladığı görüldü.
Şimdi artık bu iddialar karşısında, burada konuşulması gereken mesele bir telefon değil; mesleki ahlak, basın sorumluluğu ve kamu vicdanıdır.
Ruhsat Gerçeği: “Sorun Yok” Deniyor
Konuya ilişkin edinilen bilgilere göre Tab Net firmasının ruhsat sürecinde hukuki anlamda “kaçak” ya da “ruhsatsız faaliyet” şeklinde kesinleşmiş bir durum bulunmuyor.
Belediye nezdinde istenen evrakların büyük bölümünün tamamlandığı, bazı teknik eksiklerin de süreç içinde giderildiği belirtiliyor.
Dolayısıyla kamuoyuna “ruhsatsız işletme” şeklinde yansıtılan tablonun gerçeği tam olarak yansıtmadığı ifade ediliyor.
“Haberciyim” Diyerek Sınır Tanımamak Mümkün mü?
Basın mensubu kimliği, kişiye sınırsız bir serbestiyet vermez.
“Haber yapıyorum” diyerek her yöntemi meşru görmek; ne hukukla ne de vicdanla bağdaşır.
Kendini gazeteci olarak tanımlayan bazı isimlerin, reklam veya destek adı altında taleplerde bulunması ve bu talepler karşılanmadığında itibara yönelen yayınlara başvurmasının adı basın özgürlüğü değil, gücü araçsallaştırmaktır.
Haberci kisvesine bürünerek fahiş kazançların peşine düşmek ne kadar ahlaksızca bir tutum ise, talep karşılanmadığında itibar sahibi insanların haysiyetlerine saldırmak da o denli ağır bir vebaldir.
Daha vahimi ise, bu tür iddialara rağmen herhangi bir yaptırımın olmaması halinde ortaya çıkan denetimsizliktir. Bu tablo, şehirde nasıl bir serbestiyet ve başıboşluk oluştuğunu sorgulatmaktadır.
Asıl Soru: Kim Bu Düzeni Besliyor?
Bir başka önemli mesele de şudur:Akçakoca’da bazı işletmelerin veya kişi ve kurumların, “reklam” adı altında bu tür yapıları finanse etmesi ve bu düzenin sürmesine katkı sağlaması.
Eğer gerçekten böyle bir sistem varsa, yalnızca talepte bulunan değil; o yapıyı ayakta tutan ve besleyenler de sorgulanmalıdır.
Reklam adı altında verilen her astronomik destek, yarın bir başka iş insanının hedef alınmasına zemin hazırlıyor olabilir mi?.. Bu soru, şehirdeki tüm iş dünyasının önünde durmaktadır.
40 Kişinin Ekmeği
Ortada bir Tab Net firması var. O firmada 40 çalışanın emeği var. Büyüme hedefi olan bir işletme ve geçimini buradan sağlayan aileler var.
Bir talep karşılanmadı diye bir işletmenin itibarıyla oynamak; sadece şehir ekonomisine zarar vermez, vicdanları da yaralar.
Yargı Sürecine Gidiliyor
Edinilen bilgilere göre Emirhan Yemenici konuyu yargıya taşıyor. Süreç mahkeme kararıyla netleşecek.
Elbette yargı kurumlarımızın, kanun dışı bir durum tespit edilmesi halinde gerekli yaptırımı uygulayacağına dair kamuoyunda bir beklenti bulunmaktadır.
Bu olay, sonucu ne olursa olsun, Akçakoca’da şu gerçeği bir kez daha hatırlatmıştır:
Basın özgürlüğü kutsaldır. Ancak o özgürlüğü kişisel menfaat aracı haline getirmek, hem mesleğe hem de şehre zarar vermektedir.
.
1
AKÇAKOCA’NIN KADERİNİ TEK BİR ALANA HAPSETMEK DOĞRU DEĞİL
12773 kez okundu
2
PANDUL YİNE FARKINI GÖSTERDİ
11245 kez okundu
4
Akçakoca İtfaiyesi ekipleri danayı kurtarmak için zamanla yarıştı
7092 kez okundu