AKÇAKOCA’DA BASIN ÜZERİNDEN YENİ ALGI OPERASYONU YAPILMA ÇABASI
Akçakoca’da son günlerde kendisini gazeteci olarak tanıtan Fatih Topal’ın yaptığı paylaşımlar, hem basın camiasında hem de ilçe kamuoyunda ciddi tepkiye yol açtı.
Topal’ın bazı yerel basın mensuplarının Akçakoca Belediyesi’ne kestikleri reklam ve abonelik faturalarını hedef alarak servis ettiği içerikler, bir yandan kişisel verilerin ifşası tartışmasını gündeme getirirken diğer yandan da belediye ile yerel basın arasındaki doğal ilişkiyi çarpıtarak kamuoyunda algı oluşturma girişimi olarak değerlendirildi.
Ancak işin aslı, Topal’ın ortaya koymaya çalıştığı tablodan çok farklı.
YEREL MEDYA DESTEKLENİR, BU HER YERDE BÖYLEDİR
Dünyanın her yerinde olduğu gibi Türkiye’de de belediyeler, kamu kurumları ve özel şirketler yerel medyayla reklam anlaşmaları yapar, abonelik sözleşmeleri gerçekleştirir ve yerel basının ayakta kalmasına katkı sağlar.
Bu durum yalnızca Akçakoca’ya özgü değildir. Yerel basın; ilan, reklam ve abonelik gelirleriyle yaşamını sürdürür. Belediyelerden veya kurumlarından alınan makul reklam bedelleri, yerel medyanın varlığını sürdürebilmesi için hayati bir destek olarak görülür.
Üstelik Fatih Topal’ın kamuoyuna servis ettiği rakamlar da abartıldığı gibi astronomik rakamlar değildir. Bir yerel basın emekçisinin birden fazla yayın organı üzerinden aylık 5 bin, 10 bin, 20 bin veya 30 bin liralık reklam ya da abonelik faturaları kesmesi, sektörün gerçekleri düşünüldüğünde son derece normal bir durumdur.
Üstelik bir renkli gazete baskı maliyetinin her sayı için 20 bin lirayı bulan maliyetleri düşünüldüğünde bu rakamlar yetersiz bile sayılabilir.
Bugün bir gazetenin veya haber sitesinin ayakta kalabilmesi için ofis kiraları, teknik altyapı giderleri, internet ve ekipman masrafları, matbaa giderleri ve günlük işletme harcamaları düşünüldüğünde bu rakamların abartılacak bir tarafı olmadığı ortadadır.
BASIN EMEKÇİLERİNİ HEDEF GÖSTERMEK GAZETECİLİK DEĞİLDİR
Ancak Fatih Topal’ın yaptığı şey gazetecilikten çok uzak bir tabloyu ortaya koyuyor. Meslektaşlarını hedef gösteren, onların gelir kalemlerini ifşa ederek kamuoyu önünde itibarsızlaştırmaya çalışan bu yaklaşım, Akçakoca’daki birçok gazeteci tarafından meslek etiğiyle bağdaşmayan bir tutum olarak görülüyor.
Bir gazetecinin görevi meslektaşlarını hedef göstermek değil, kamuoyunu doğru bilgilendirmektir.
FATİH TOPAL’IN GEÇMİŞİ DE TARTIŞMALI
Akçakoca kamuoyunda Fatih Topal’ın geçmişi de uzun süredir tartışma konusu. İlçede sıkça dile getirilen iddialara göre Topal’ın geçmiş dönemlerde belediye üzerinden ciddi maddi kazançlar elde ettiği, hatta belediyeyi adeta bir gelir kapısı haline getirdiği yönünde çok sayıda değerlendirme bulunuyor.
Bugün sahip olduğu bazı mal varlıklarının kaynağının da geçmişte belediyeden elde ettiği gelirler olduğu yönünde ilçede uzun süredir konuşulan iddialar var.
Üstelik Topal’ın geçmişte bazı iş insanlarıyla yaşadığı tartışmalar ve bu süreçlerin mahkemelere taşınmış olması, ayrıca Topal’ın iş insanı Abdülkadir tarafından açılan şantaj davası sonucunda hapis cezası ile cezalandırılmış olması da Akçakoca’da herkesin bildiği bir gerçek olarak ifade ediliyor.
ALBAYRAK’A KARŞI BAŞLAYAN KİŞİSEL KAMPANYA
Akçakoca Belediye Başkanı Fikret Albayrak ile Fatih Topal arasındaki gerilimin ise yeni olmadığı biliniyor.
Albayrak’ın seçim sürecinden bu yana kendisine yönelik yapılan bazı haberlerin gerçeği yansıtmadığı gerekçesiyle Topal’a tepki gösterdiği ve basın meslek ilkelerine uymadığını düşündüğü kişilerle çalışmayacağını açıkça ifade ettiği biliniyor.
Bu kararın ardından Topal’ın belediye yönetimini hedef alan içerikleri artırdığı ve özellikle Akçakoca Belediyesi’nin yaptığı hizmetleri küçümseyen, belediyeyi itibarsızlaştırmaya çalışan paylaşımları sıklaştırdığı görülüyor.
ALBAYRAK’IN BASIN KONUSUNDAKİ TUTUMU NET
Öte yandan Belediye Başkanı Fikret Albayrak’ın yerel basına yönelik yaklaşımı ilçede çok iyi biliniyor. Mali disipline önem veren, hatta kimi zaman “eli sıkı” olduğu yönünde esprilere konu olan Albayrak’ın, belediyenin imkanları ölçüsünde yerel basına reklam ve abonelik desteği verdiği biliniyor.
Ancak Albayrak’ın bir konuda tavrı son derece net: Basın meslek ilkelerine uymayan kişilerle kurumsal ilişki kurmamak.
AKÇAKOCA’DA HERKES AYNI SORUYU SORUYOR
Bugün Akçakoca’da birçok kişi şu soruyu soruyor: Geçmiş dönemlerde belediyeden elde ettiği iddia edilen büyük gelirleri bu dönem alamayan Fatih Topal, şimdi mi basın etiğini hatırladı?
Yoksa ortada, belediyeden beklediği destekleri bulamayan bir kişinin kişisel hesaplaşması mı var?
“HERKESE DESTEK VAR AMA…”
İlçede konuşulan bir benzetme ise durumu özetler nitelikte. Fikret Albayrak’ın yerel basına yaklaşımını değerlendiren birçok kişi şu ifadeyi kullanıyor: “Herkese destek var ama Şakir’e çay yok.”
Yani Akçakoca Belediyesi, meslek ahlakına uygun çalışan basın emekçilerine imkanları ölçüsünde destek verirken, tartışmalı yöntemlerle hareket ettiği düşünülen isimlerle arasına mesafe koyuyor.
BASIN CAMİASI BU TUTUMU BENİMSEMİYOR
Akçakoca’daki birçok gazeteci de meslektaşlarını hedef gösteren bu tür yaklaşımları doğru bulmadıklarını açıkça dile getiriyor.
Basın camiasında hakim görüş şu: Gazetecilik; şantajla, tehdit diliyle ya da meslektaşlarını hedef göstererek yapılacak bir meslek değildir.
Akçakoca’da yaşanan bu tartışma ise yalnızca bir polemik değil; aynı zamanda gazetecilik ile gazetecilik kisvesi altında yapılan hesaplaşmalar arasındaki farkı da açık biçimde ortaya koyuyor.
.
1
CHP’Lİ VEKİL TALİH ÖZCAN ALTUNÇAY GÖLETİ İŞİNİN PEŞİNİ BIRAKMIYOR
26624 kez okundu
2
MHP’NİN DÜZCE VE İLÇELERİNDE ADAYLARI BELLİ OLDU
15493 kez okundu
3
CHP’liler Akçakoca sokaklarını turladı… Çocuklara bayrak ve balon dağıttı
9809 kez okundu
4
Cüneyt Yemenici Tüm Gelirini Kızılay’a Bağışladı!..
9404 kez okundu
5
Resmi tören bitti CHP’lilerin coşkusu bitmedi
9219 kez okundu